
Adamın sesi o çok güzel. Ama kimse kendisini dinlemiyor.
Bir gün arkadaşlarıyla kaçıp saklanması gerek, o sırada başlıyor şarkı söylemeye…
“Sus, pus” Yok! Hak getire.
Saklandıkları çalılıkların arkasında bu arkadaş, ellerini kulağına götürüp, gözlerini kapatıp:
“Ölürseeeeem Kabrimeeeee, gelme istemeeeeemm”
*
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin yol, tamir ve tadilatlarını görünce aklımdan bunlar geçti.
Susulması zaman şarkı söylemek gibi bir şey.
Sonra kafam allak bullak oldu.
Bilgilerim, ters yüz oldu. Yeni ve dehşet bir bilgiye sahip oldum:
“Belediyenin çalışması demek, yolların geçilemeyecek şekilde tıkanması demektir…”
“Belediye’nin çalışması demek, yarım saatte alınacak yolun bir buçuk saatte alınmasını sağlamak demek…”
Bunlar iki kere ikinin altı ettiği kadar doğru ve gerçek bilgiler.
*
Saklanırken şarkı söylemek kimin işine yarar?
Sahi, bu zamanda bu yol kapatmaları, tamir ve tadilatlar kimin işine yarar.
İktidarda olanlar miting yapacak araba konvoylarıyla geçecek; yol kalmadı…
Muhalefet için de böyle;
Sadece, nefesi kuvvetli yayaların tek sıra halinde geçip miting yapabileceği bir çeşit “Ucube” kaldı geriye…
*
O gün birkaç arkadaş konuşuyor:
“Akşam iftarda buluşalım”
“Tamam valla, güzel fikir…” Nerede buluşacaklarını planlıyorlar.
“Şu saatte falanca yerde…”
“Olmaz”
“Neden olmaz?”
“Oraya gitmek için şuradan geçilmez, buradan geçilmez. Biz oraya varıncaya kadar sahur olur”
“Tamam, sahurda buluşalım…”
“İftar için mi sahur için mi?”
*
Belediyelerimiz, düm düz yollarda inişli çıkışlı kaldırımlar yapıyor. (Bunu nasıl başarıyorlar hala anlamadım)
Belediyelerimiz, bulvar açarken, şak diye falancanın arsasından keskin dönüş yapan bulvarlar açıyor. (Bunu nasıl başardıklarını anlayabiliyorum.)
Ama bu Ramazan’da üstelik seçim arefesinde bu kadar zulüm yetti de arttı bile…
Saklandığınız yerden şarkı söylemeyin.
Lütfen...
|
|