
PLAN-SEKANS
Zamanın Tozu
Henüz 4-5 yaşlarında ana okulu çıkışında, babam ve annemin görev yaptığı gazetelerin bürolarında zaman geçirmek, benim için inanılmaz zevkli bir ortamdı..
Unutamadığım en önemli şey ise masaların üzerinde kağıt takılı olan daktilolar ile Macintosh Plus marka bilgisayarları kurcalamaktı.. Klavyelerine basıp bir şeyler başardığım hissi ise ayrı bir keyifti benim için.. Bunlardan sıkıldığım zamanlarda ise eski gazetelerin üzerine resimler yapar sonra onları koparıp cebimde bir tomar halinde biriktirirdim..
O zamanlar bilincinde olmadığım, kalabalık bir ekibin, zamanla yarışıp; gazeteyi baskıya yetiştirmeye çalışmalarını da tabi ki idrak edemiyordum.
Ancak o ortamlardan çok zevk aldığımı, anaokulu çıkışında anneanneme gitmeyip, gazeteye gitmek için huysuzluk yaptığımı da unutmuyorum..
Çünkü burada geçirdiğim zaman dilimleri, benim için uzun bir teneffüs ve oyun zamanıydı..
Liseye başladığım ilk yıllarda; sayısal derslerim iyi olunca hedefime diş hekimliği okumayı koymuştum. Ancak ilerleyen zamanlarda, fikrim tamamen değişti ve İstanbul’da İletişim Fakültesi’ni bitirip, Yüksek lisansımı tamamladım.
İlki lise yıllarında olmak üzere; 11 tane kısa film çektim. İlk kısa filmim ise bir mansiyon ödülü kazandırdı bana..
İlki Star TV’de olmak üzere bazı dizilerde oyunculuk deneyimlerimin yanı sıra uzun metraj filmlerde de boy göstermeye başladım.
Sinema ve dizi sektörü dışında, müzik alanında da Hadise’nin ekibinde aktif görevler yaptım. Bir çok konser organizasyonlarında bulundum.
Teknolojik gelişmelerin hızla devam ettiği bir dünyanın içinde, görsel iletişim tasarımı ve görsel sanatlar eğitimi almam da bu alanlarla iç içe bir durumu tabi ki beraberinde getiren unsurlardı..
Film izlemek, araştırmak, bu konuda kendimi geliştirme süreçlerine girmeye başladım. Sinema, sanatın tüm dallarını içinde barındıran bir sanat dalıydı..
Ve henüz öğrenciyken büyük bir tesadüf ile;
Dünyaca ünlü yönetmen Theo Angelopoulos ile tanışma fırsatım oldu..
O zamanlar bana oldukça ağır gelen filmlerini izlemeye ve anlamaya yeni başlamıştım.. Angelopoulos’un filmlerinden ilk izlediğim de “Ağlayan Çayır”dı.
Ancak 24 Ocak 2012 yılında “Öteki Deniz-The Other Sea” adlı yeni filminin çekimi sırasında, bir trafik kazasında hayatını kaybetmesini, bir kısa filmimin montajı sırasında, interneti karıştırırken öğrenmiş olmak, benim için gerçekten üzücü bir durumdu..
Filmlerinde Mitolojik göndermelere bol yer veren Angelopoulos, daha çok bireyden hareketle tarihsel bağlam içinde toplumsal olayları filmlerine konu ediyordu.. Özellikle entelektüel bireyin yaşama dair ızdırapları ve düş kırıklıklarını filmlerine yansıtıyordu.
Angelopoulos ve daha bir çok değerli yönetmenin filmlerini takip etmeye devam ederken, sanatın diğer dallarıyla ilgili gelişmelerden de bahsedeceğim..
Yaygın Medya’da “Plan-Sekans” isimli köşemle herkese merhaba..
|
|